//-->
ehlibeyt-mektebi - Ana Sayfa Şia Mektebi,Ehlibeyt,Ehlibeytiz,Caferi,Ehlibeyti Gönülden Sevenlerin Sitesi
» Ana Kategoriler
Allah (c.c)
Resulullah
Kur'an-i Kerîm
Hadisler
İslam Tarihi
Kadın ve Aile
Çocuk Eğitimi
Hat Yazıları
» Genel Kategoriler
İslam Alimleri
Mubarek Günler
Kısas ve Öyküler
Sağlık Bilgileri
Gençlik
Eklenecek

İçerik

Ehli Beytiz.Tr.Gg

AmaCimiz

AMACIMIZ
       
       Saptırmayan, saptırıcıların şerrinden koruyan Allah'a hamd ederim.  O'nun  elcisi  Hz.Muhammed'e de salat ve  selam eder, Allah  ve  Resulü yolunda  gidenlerede selam  olsun. Bu siteyi hazırlayış amacımız  yeryüzünde  yaşayan hiç bir  şahsı, hiç bir kurum ve kuruluşu ortaya çıkartmak değildir. Tek amac, yaratan, yoktan var eden  Allah'u teala'yı ve Allah'u Teala'nın ilahlığını, İlahlığını  ilk uygulayan  habibi  ve  Resulü Muhammed (s.a.v) 'in yolunu,  uygulamalarını ortaya  koymaktır. Şekillenecek olan insanların, şekillenmelerini Hz. Peygamberin (s.a.v) uygulayışı ile nasıl  olmalı onu  delilleriyle  göstermektir. Ancak ve ancak o zaman bu bulunduğuz hayatta, birbirine kenetlenmiş bir ümmet olma özelliği taşırız.
       Bulunduğumuz toplumlarda,  İslam nebevi özelliğini yitirmiş ve sadece isim olarak kalmıştır. Bu ismin  İçeriğini ise şahısların fikirleri ve düşünceleri doldurmaya başlamış ve bu fikir ve düşünceler akidevi noktada kur'an ve sünnet çizgisinin yerini almıştır. Bulunduğumuz bu durumlardan kurtulmanın yolu, hiç bir şahsı ortaya çıkarmak değil  sadece hakkı ortaya çıkarmakla olur. Hiç bir grup ve tarikatı veya lideri değil, Sadece İslamı, sadece Hakkı, sadece Allah'u tealanın ilahlığını ve Allah'u tealanın bu ilahlığının nasıl uygulayacağını bizzat, Allah'u tealanın pratik hayatta Alemlere Rahmet olarak seçtiği ve bizlere gönderdiği Hz.Muhammed (s.a.v) efendimizin sünnet ve uygulamalarını rehber edinmeliyiz. Tek yolumuzda bu olmalıdır.
        Günümüzde insanların yaşam tarzlarının Allah (c.c) 'nun kitabına ve Resulüne göre uygulanmadığı görülmektedir. Bu dudumun nedeni başlı başına,iman ve akidenin yani tevhidi düşüncenin içinin boşaltılıp nufuz alanının daraltılmasıdır. Bu iman anlayışı eksikse, uygulamalar da eksik olacaktır elbette. Bu sorundan kurtulmak için imanı kuran ve sünnet çerçevesinde anlamalı ve yeryüzündeki insanlara gücümüz yettiğince hakiki imanı ilmen bilmeleri ve kuran ve sünnet çerçevesinde iman anlayışının yerleştirilmesi için tebliğ edilmesi gerekmektedir.böylece ümmet bilinci tekrar yeşermelidir. Yaşadığımız dünyanın sorunu budur. Bu sorun çözülmeden hiç bir cemaat, hiç bir grup bir olmayacaktır. Halbuki hep söyleriz ya, İman birdir,  imanda bir olacağız. Ne yazık ki iman noktasında kuran ve sünnet çizgisi dejenere olmuş,Allah c.c nun varlığına iman edildiği halde sadece ona ait sıfatları (ilahlık,rablik,hakem,v.s.) başka şahıs ve kurumlara bilerek veya bilmeyerek verilmeye başlanmıştır.. Bun hastalığın nedeni çoktur. Biz bu konuya sadece vurgu yapacağız ve nasıl iman anlayışı yıllarca sulandırılmış ve haktan yıllar yılı insanoğlu İslam ve iman adı altında uyutulmuş, bu uyutulmaya ilk önce nasıl başlanmış açıklamaya çalışacağız.
          İslam itikadı ve düşüncesini Resulullah (s.a.v.),  yaşayarak dünyaya bildirdi.  Bütünüyle herşey ortadadır. Ondan sonra ne oldu. Güzide sahabeler  akideye ne  bir şey eklediler ne de bir şey çıkardılar, peygamber (s.a.v) onlara ne bıraktı ise tam teslim oldular. Yalnız daha sonraki gelen alim kisvesi adındaki insanlar tam tevhid varken , daha sonra çıkan olayları akideye koydular ve tevil üzerine tevil yapa yapa işin suyunu çıkardılar.(örn: mu'tezile ,mürcie v.s.).Daha sonra batıl mezheplerde ortaya çıkmıştır(örn: Bahailik , kadıyanilik v.s.) Her inanış Kur'an ve Sünnet adı altında kendine delil bularak ve gerekirse hadis uydurarak  kendi grubunu haklı diğerlerini yanlış göstermeye ve yandaş toplamaya başladılar. Böylece  iman anlayışında da bölünmelere varıldı.Bu durumun yansımaları günümüze daha şiddetli yansımış ve insanlara sosyal içtimai ve ibadi hayatlarında islamı ikinci hatta sonuncu sıralara atma eğilimine girmişlerdir. Böylece net bir biçimde hastalığın ne olduğunu ortaya çıkarmak ve yanlış itikat düşüncelerinin ortadan kaldırıp tek tip itikat anlayışı yani  Kur'an ve Sünnete göre olan İslam düşüncesinin yeniden gün ışığına çıkarılması gerekmektedir. O zaman inşaallah o güzel saadet dönemleri yeniden başlayacak. Dünyanın sorunu bu. Başka sorunu yok. Bu sorunlar yıllarca birike birike bu hali almıştır. Bizim amacımız bu sitede kimseleri kötülemek,hedef göstermek veya methetmek değildir. Doğruyu ortaya çıkarmaktır. Elbette ki anlatmak istediğimiz imanı yanlış anlayışlardan kurtarmaktır. Sitemizde  kim olursa olsun ön yargı taşımadan Kur'an ve Sünnete uygun bulduğumuz kitaplardan faydalanmaktayız , bu durum o kişileri genelde tasdik ettiğimiz  anlamı taşımaz. Buda böyle bilinmelidir. Bu yazdığımız, anlatmaya çalıştığımız konu iman konusudur. İslamda şucu bucu hiç bir zaman olmaz. İman ancak Kur'an ve Sünnetle ortaya çıkar. Böylece Kur'an ve Sünnete göre tek tip iman anlayışı oldumu hiç bir güç hiç bir kuvvet imanın önüne çıkamamıştır, çıkamazda. Tarihinde hep öyle olmuştur. O zaman ne bekliyoruz, Kur'an ve Sünnete göre iman edelim ve bir ümmet olalım çünkü hakiki iman edenler imanda aynı derecededir, amelde ise takvaya göre derecelenir. O zaman imanda bir olalım ve bütün iman gücümüzle Allah'ın izniyle hep beraber ALLAH'U EKBER diyelim ve yola koyulalım, birde bakarız ki şeytaniler yerle bir olmuştur. Biz müminler olarak işin sonucuyla değil yaşamasıyla mükellefiz.işlerin sonucu Allah'ın (c.c.) elindedir...Hidayete Uyanlara Selam Olsun...






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

Bugun Toplam Ziyaretçi Sayısı 5 ziyaretçi (292 klik) Sitemizi Ziyaret Etti Ehlen Ve Sehlen
» Kısa Yollar

------
» Veda Hutbesi

Veda Hutbesi

Bismillahirrahmanirrahim

EY İNSANLAR!

Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyor um, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.

İNSANLAR!

Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.


ASHABIM!

Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.


ASHABIM!

Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz deAbdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

ASHABIM!

Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.


İNSANLAR!

Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

İNSANLAR!


Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki

hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


MÜ'MİNLER!


Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah Kitabı Kur'andır.

MÜ'MİNLER!

Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


ASHABIM!

Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

İNSANLAR!

Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

İNSANLAR!

Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.

İNSANLAR!

Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

"-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!

» Ana Menü
» Ana Sayfa
Forum
Haberler
Dini Programlar
Dini HikayeLer
Sahabe Hayatları
Sohbet
Dini Ve GeneL Resimler
Dini FiLimLer
İlahiler
Link Listesi
Ziyaretçi Defteri
» DosT SiteLer
Gececi40
Html Banker
Mert Köseoğlu Blog
HellBas
Dkner.Tr.Gg
Destekliyoruz
Hagika
Mat- Özel Ders
EkleneCek
EkleneCek
EkleneCek
» CopyrightAna SayFaya Git
;
EmruLLaH Candan | aLi Candan | Ehlibeytiz.Tr.Gg

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=